26 Eylül 2013 Perşembe
Siz Öldürmeyi İyi Bilirsiniz!
Suriye içinde evinden uzakta yaşayan 4 milyon, mülteci statüsünde 1 milyonu çocuk olmak üzere 2 milyon,
Scut füzeleriyle, satırlarla kafaları vücudundan koparılarak, yakılarak katledilen 120.000 Suriyeli.
Zalimlikte babasını geçen Esed kimyasal silah kullanana kadar, ABD ve Batı kan gölüne dönen Suriye sokaklarını görmezden gelip, başka yöne bakarak ıslık çalmaya devam ettiler.
Zira bu akbabaları kan tutmaz. Bilakis kana, hele ki müslüman kanına doymazlar..
Kızılderili ve Afrikalı kölelerin kanları üzerine kurulan Amerika'nın "özgürlük ve demokrasi" yalanına sığınıp işgal ettiği topraklarda;
Başkan Washington'un “Kızılderililer, beyazlardan toplu yıkımdan başka bir şey görmeyi hak etmeyen vahşi ve av hayvanlarıdır” dediği 80-100 milyon civarı Kızılderili,
Hiroşima ve Nagazaki'de atılan atom bombası ile 250 bin,
Kore'de yüzbinler, Guatemala'da binler,
Tokyo'da 100 bin,
Küba'da 60 bin, Dominik'te 10 bin kişi, Kamboçya ve Laos'ta 1 milyon,
Şili'de 30 bin, Panama'da 5 bin,
Vietnam'da milyonlar, Lübnan'da, Libya'da bine yakın kişi.
Yakın tarihte, hala kaos ve sömürgenin sürdüğü Irak'ta ve Afganistan'da milyonlar katledildi.
Sistematik tecavüzler, Ebu Garib, Guantanamo...
1.Dünya Savaşı"nda da 900 bin Afrikalının ölümüne sebep olan, 1.5 milyon Cezayirliyi katleden Fransa
Avustralya'nın yerli halkı Aborjinleri, salgın hastalık yayarak veya zehirleyerek 720 binini öldüren,
Hindistan ve Kenya'da yüzbinleri katleden İngiltere...
İskoç Sunday Mail gazetesi'nin, bu yılın başına kadar Suriye'ye sinir gazının yapımında kullanılan kimyasal maddeleri satan ülke dediği İngiltere..
(Esed müttefiki Rusya ve Çin'in katliamları da o denli uzun ki, ayrı bir yazı konusu )
Onca zengin İslam ülkesi ve 1.5 milyar müslümana rağmen, bizler bu Haçlı ordularından Suriye'deki kardeşlerimizi kurtarmalarını bekler hale geldik.
Esed sonrası "kendilerine ve özellikle İsrail'e tehdit oluşturmayacak" bir yönetimde anlaşılamadığı için, Suriye'de petrol olmadığı için, "rejimi devirme niyetimiz yok, sadece kimyasal kullandığı için cevap vereceğiz ki bir daha olmasın" diyen bu akbabalar akan müslüman kanını durdurmak isteseydi, sadece uçuşa yasak bölge ve muhaliflere silah yardımını kabul etmeleri yeterliydi.
Peki beklendiği üzere küfrün hali bu iken ya müslümanların hali?
Almanya'nın eski başbakanlarından Willy Brand'ın şunu dediği iddia edilir: "Şu Müslümanlar topluluğu sadece göz kapaklarını bir kıpırdatıverselerdi, Sırplar bu saldırıları ve katliamları onlara yapamazlardı."
Rusya, İngiltere, Fransa, Sırplar, Çin, Siyonistler akbaba gibi tepemizde. Katlediyorlar, işkence ediyorlar, ırza geçiyorlar, doğal kaynaklarımızı kapışıyorlar.
Fakat komada olan koca bir İslam ümmeti gözkapağını bile kımıldatamıyor.
“Rasûlullah (s.a.v.) buyurduğu gibi:
“Size çullanmak üzere, yabancı kavimlerin, tıpkı sofraya çağrışan yiyiciler gibi, birbirlerini çağıracakları zaman yakındır.” O gün sayıca azlığımızdan mı?” diye soranlara “Hayır. Bilakis o gün siz çoksunuz. Lakin sizler bir selin getirip yığdığı çer-çöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan çer-çöpler durumunda olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize vehen atacak. "Vehen" dünya sevgisi ve ölüm korkusudur” (Ebu Davud, 3745)
İslam Ümmeti’nin bugünkü hali Hadisi Şerif’te belirtildiği gibi değil midir?
İslâm risaletini yüklenen ve cihat sancağını taşıyan İslâm Devleti yani Hilafet’in kaldırılması, müslümanları koruyan kalkanın düşmesi ile aciz bırakılıp, zalimlerin önünde diz çöker halde değil miyiz?
"Muhakkak imam (hâlife) kalkandır. Onun arkasında savaşılır ve onunla korunulur." (Müslim)
Türkiye’nin tekrar Araplarla birleşerek İslam’a döneceğinden korkanların itiraf etti gibi;
“Türkiye’nin Araplar ve Arapçayla alakası kesildi, Kuran ve onun devleti olan Hilafet kaldırıldı.”
Çeçenistan'dan Arakan'a, Mısır'dan Somali'ye, Filistin'den Suriye'ye, Doğu Türkistan'dan Patani'ye kadar kan boğazımıza kadar gelmiş, ama ne yaptırım gücümüz var, ne de askeri.
Kutsal topraklar, Kabe-i Şerif bile Amerika'nın sözünden çıkamayan Suudlar tarafından işgal edilmiş halde demiyor muyuz?
Ama "hasta adam" hamdolsun iyileşti, hatta çevresine el uzatıp, tedavi edip iyileştirecek hale geldi. (Osmanlı'ya "hasta adam" diyenler ile bugün Türkiye'ye "yalnız adam" diyenler de aynı ağızlar)
Küfür tek millet ise bizim de ihtiyacımız sadece komadan çıkmak, sen şu cemaattensin, şu mezheptensin, şu partidensin demeden tek yumruk olabilmek.
Hilafet veya İslam Birliği istiyoruz dediğimizde bizleri hayalperest olmakla suçlayanlar şunu bilmiyor ki;
"Kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır."
Hemen değil, belki bizler de göremeyiz, ama buna hiç şüphe yok.
Allah, biz oturduğumuz yerden yorum üzerine yorum, strateji üzerine strateji yaparken "ya şehadet ya zafer" diyen, Allah'ın ismini yüceltmek için savaşan mücahidlere,
Mısır'da "hepimizi öldürseler de ellerimize silah almayacağız" diyerek şehadete yürüyen kardeşlerimize de yardım etsin ve onlara zafer nasib etsin.
Muntakim olan Allah'ın bizi de intikamına memur kılması duası ile..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder